Türkçesini görmek istediğiniz şarkılar için...

28 Ekim 2009 Çarşamba

Jem: It's Amazing (Sex and the City Soundtrack)

Bir istek üzerine, çok da istemeden, It's Amazing diye bir şarkının çevirisini yapmıştım. Meğer yanlış bir It's Amazing'miş o. Sözlerinde hoşuma gitmeyen şeyler vardı. Bu doğrusu. Ve sözlerini de çok sevdim. Severek çevirdim. Buyrunuz:

Do it now
You know who you are
You feel it in your heart
And you are burning and wishing

At first wait, won't get it on a plate
Your gonna work for it harder and harder
And I know 'cause I've been there before
Knockin on the doors with rejection (rejection)
And you'll see 'cause if it's meant to be
Nothing can compare to deserving your dream

[Chorus]
It's amazing it's amazing all that you can do
It's amazing it is my heart sent
Now it's up to you

Patience now frustration is in the air
And people who don't care
Well it's gonna get you down
And you'll fall (fall)
Yes you will hit a wall
Yet get back up on your feet
And you'll be stronger and smarter

And I know 'cause I've been there before
Knocking down the doors wont take no for an answer
And you'll see cause if it's meant to be
Nothing can compare to deserving your dream

It's amazing it's amazing all that you can do
It's amazing it is my heart sent
Now it's up to you

Ooo-ooo-ooo
(electronic voice)

It's amazing it's amazing all that you can do
It's amazing it is my heart sent
Now it's up to you

It's amazing it's amazing all that you can do
It's amazing it is my heart sent
Now it's up to you
Ahh-ahh-ahh

***
Türkçesi benden:

Yap şimdi
Kim olduğunu biliyorsun
Yüreğinde hissediyorsun
Ve arzusuyla yanıyorsun

Bekle başta, bir tabakta sana sunulmayacak
Onun için daha ve daha fazla gayret etmelisin
Ve biliyorum çünkü ben de yaşadım
Kapılara vurup vurup reddedilerek (reddedilerek)
Ve sen de anlayacaksın çünkü eğer varsa yazıda
Hiçbir şey rüyanı hak etmenle yarışamaz bile

[Koro]
Harika harika tüm bu yapabileceklerin
Harika, bu kalbimin sesi
Şimdi sıra sende

Sabır şimdi, havada düş kırıklığı var
Ve aldırmayan insanlar
Bu seni alaşağı edecek
Ve düşeceksin (düşeceksin)
Evet duvara toslayacaksın
Ama kalk tekrar ayaklarının üstüne
Böylece daha güçlü ve akıllı olacaksın

Ve biliyorum çünkü ben de yaşadım
Kapıları yıkarak, hayırı cevap kabul etmem
Ve sen de anlayacaksın çünkü eğer varsa yazıda
Hiçbir şey rüyanı hak etmenle yarışamaz bile

Harika harika tüm bu yapabileceklerin
Harika, bu kalbimin sesi
Şimdi sıra sende

Ooo-ooo-ooo
(Bu kısımda elektronik olarak hayli oynanmış, hızlı bir bölüm var. Arada bazı kelimeleri anlayabildim. Hoş sözler gibi duruyor. Ama tamamını anlamak mümkün değil.)

Harika harika tüm bu yapabileceklerin
Harika, bu kalbimin sesi
Şimdi sıra sende

Harika harika tüm bu yapabileceklerin
Harika, bu kalbimin sesi
Şimdi sıra sende
Ahh-ahh-ahh

17 Ekim 2009 Cumartesi

Kanye West: Amazing

Kanye West'i tanımam. Hikayesini bilmiyorum. Bu şarkının çevirisi istek olarak geldi. Dinledim, tınısı hoş. İlk eşiği geçti. Ancak kelimelerinde çok hoşlanmadığım kısımlar var. Yine de çeviriyi yapmayacak kadar eşik altında kaldı sayılmaz.

Ben bir katilim diyen kısım... West'in hikayesini bilsem, belki bunu bir perspektife oturtabilirdim. Bilmiyorum. Sözleri biraz rahatsız edici bulduğum şerhini düşerek çeviriyorum.

It's amazing, I'm the reason
Everybody fired up this evening
I'm exhausted, barely breathing
Holding on to what I believe in

No matter what you'll never take that from me
My reign is as far as your eyes can see

It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin'
(Let's go)

I'm a monster, I'm a killer
I know I'm wrong, yeah
I'm a problem that'll never ever be solved

And no matter what you'll never take that from me
My reign is as far as your eyes can see

It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin'
(Let's go)

I'm a monster, I'm a maven
I know this world is changin'
Never gave in, never gave up
I'm the only thing I'm afraid of

No matter what you'll never take that from me
My reign is as far as your eyes can see

It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin'

I'm amazin', yeah, I'm all that
If I ain't on my grind then what you call that?
Victorious, yeah, we warriors
We make history, strive off victory

Standing at my podium
I'm trying watch my sodium
Die high blood pressure
You even let the Feds getcha

I'm amazin', born on the full moon
I was bred to get it in, no spoon
That's why I'm so goose, summer time, no juice
Big family, small house, no rooms

They like, oh God, why you go so hard?
Look what he's been through
He deserves an applause

So amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
It's amazin'

***
Türkçesi benden:

Acayip, sayemde
Ateş aldı herkes bu akşam
Pestilim çıktı, zor nefes alıyorum
İnandığım şeye tutunarak

Ne olursa olsun onu benden alamayacaksınız
Hükmüm gözünüzün gördüğü yere kadar

Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip
(Hadi)

Ben bir canavarım, bir katilim
Biliyorum hatalıyım, evet
Hiç ama hiç çözülmeyecek bir sorunum

Ve ne olursa olsun onu benden alamayacaksınız
Hükmüm gözünüzün gördüğü yere kadar

Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip
(Hadi)

Ben bir canavarım, bir uzmanım
Bu dünya değişiyor biliyorum
Hiç teslim olmadım, hiç bırakmadım
Korktuğum tek şey kendim

Ne olursa olsun onu benden alamayacaksınız
Hükmüm gözünüzün gördüğü yere kadar

Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip

Ben acayibim, evet, ben hepsiyim
Tam havamda değilsem ne dersin buna?
Muzaffer, evet, biz savaşçılar
Biz tarih yaparız, zafer için çabalarız

Podyumumda dururken
Sodyumumda gözüm
Öl(?), yüksek kan basıncı
Aynasızların seni yakalamasına bile izin verirsin

Ben acayibim, dolunayda doğmuşum
Girişmek için yavrulanmışım, kaşıksız
O yüzden böyle aptalım, yaz günü, sıvısız
Büyük aile, küçük ev, oda yetersiz

Diyorlar ki, Tanrım, niye bu kadar sertsin?
Bakın nelerden geçmiş gelmiş
Bir alkışı hak ediyor

Çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip, çok acayip, çok acayip, çok acayip
Acayip

28 Ağustos 2009 Cuma

Natalie Imbruglia: Torn

I thought I saw a man brought to life
He was warm, he came around like he was dignified
He showed me what it was to cry
Well you couldnt be that man I adored
You dont seem to know, dont seem to care what your heart is for
But I dont know him anymore
Theres nothing where he used to lie
My conversation has run dry
Thats whats going on, nothings fine Im torn

Im all out of faith, this is how I feel
Im cold and I am shamed lying naked on the floor
Illusion never changed into something real
Im wide awake and I can see the perfect sky is torn
Youre a little late, Im already torn

So I guess the fortune tellers right
Should have seen just what was there and not some holy light
To crawl beneath my veins and now
I dont care, I have no luck, I dont miss it all that much
Theres just so many things that I cant touch, Im torn

Im all out of faith, this is how I feel
Im cold and I am shamed lying naked on the floor
Illusion never changed into something real
Im wide awake and I can see the perfect sky is torn
Youre a little late, Im already torn. torn.

Theres nothing where he used to lie
My inspiration has run dry
Thats whats going on, nothings right, Im torn

Im all out of faith, this is how I feel
Im cold and I am shamed lying naked on the floor
Illusion never changed into something real
Im wide awake and I can see the perfect sky is torn
Im all out of faith, this is how I feel
Im cold and Im ashamed bound and broken on the floor
Youre a little late, Im already torn

**
Türkçesi benden:

Bir erkeğin hayata gelişini gördüğümü düşündüm
Sıcaktı, vakur gibiydi ortaya çıkışı
Ağlamanın ne demek olduğunu gösterdi bana
Sen.. hayran olduğum o adam olamazsın
Bilmiyor gibisin, umursamıyor gibisin yüreğin ne için
Ama onu artık tanımıyorum
Yattığı yerde hiçbir şey yok şimdi
Konuşmalarım kuruyup gitti
Olan biten bu, hiçbir şey iyi gitmiyor, koparıldım

Tamamen kaybettim inancımı, böyle hissediyorum işte
Üşümüşüm, utanç içinde yerde çıplak yatıyorum
Hayal gerçek birşeye dönüşmedi bir türlü
Gözlerim tamamen açık ve mükemmel gökyüzü yırtılmış
Biraz geç kaldın, çoktan koparıldım

Demek falcılar haklı
Orada ne olduğunu gerçekten görmeliydim, sadece kutlu bir ışığı değil
Damarlarımın altında süzülen ve şimdi
Umrumda değil, şansım yok, ve çok da özlemiyorum
Dokunamadığım o kadar çok şey var ki, kopmuşum

Tamamen kaybettim inancımı, böyle hissediyorum işte
Üşümüşüm, utanç içinde yerde çıplak yatıyorum
Hayal gerçek birşeye dönüşmedi bir türlü
Gözlerim tamamen açık ve mükemmel gökyüzü yırtılmış
Biraz geç kaldın, çoktan koparıldım, koparıldım

Yattığı yerde hiçbir şey yok şimdi
Hayalgücüm kurudu gitti
Olan biten bu, hiçbir şey iyi gitmiyor, koparıldım

Tamamen kaybettim inancımı, böyle hissediyorum işte
Üşümüşüm, utanç içinde yerde çıplak yatıyorum
Hayal gerçek birşeye dönüşmedi bir türlü
Gözlerim tamamen açık ve mükemmel gökyüzü yırtılmış
Biraz geç kaldın, çoktan koparıldım, koparıldım
Tamamen kaybettim inancımı, böyle hissediyorum işte
Üşümüşüm, utanç içinde yerde çıplak yatıyorum
Biraz geç kaldın, çoktan koparıldım

21 Ağustos 2009 Cuma

Smokie: Don't play your Rock n' Roll to me

Don't play your Rock n' Roll to me,
That ain't the way it's meant to be.
I ain't so blind that I can't see,
Just let it lie and let it be,
So, don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll to me.

Well I know you think I'm crazy to keep hanging 'round,
But I was sort of hoping you'd change from the girl I found,
But your words just sound like Rock n' Roll lines to me,
And they're just about as burned out as a worn-out 45,
And you can't expect them to keep our love alive,

So don't play your Rock n' Roll to me,
That ain't the way it's meant to be.
I ain't so blind that I can't see,
Just let it lie and let it be,
So, don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll to me.

Well I guess you had me fooled for a while,
With your come on looks and your Mona Lisa smile,
But your Rock n' Roll is gettin' out of time for me,
Go sing your lines to someone else 'cos someone else maybe,
The fool you always thought you saw in me.

So don't play your Rock n' Roll to me,
That ain't the way it's meant to be.
I ain't so blind that I can't see,
Just let it lie and let it be,
So, don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll, no,
Don't play your Rock n' Roll to me

***

Türkçesi benden (bu arada bu şarkı çeviri için gelen ilk istek oldu bu bloga):

Rock n'Roll'unu çalma bana,
Olması gereken bu değil.
Görmeyecek kadar kör değilim,
Bırak yatsın gitsin bırak kalsın öyle,
Yani, Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma bana.

Hala buralarda takıldığım için deli olduğumu düşünüyorsun,
Ama bulduğum kızdan farklılaşacağını umuyor gibiydim biraz,
Ama sözlerin sadece Rock n'Roll dizeleri gibi geliyor kulağıma,
Ve yıpranmış bir 45'lik kadar tükenmişler,
Ve bunların aşkımızı canlı tutmasını umamazsın,

Yani Rock n'Roll'unu çalma bana,
Olması gereken bu değil.
Görmeyecek kadar kör değilim,
Bırak yatsın gitsin bırak kalsın öyle,
Yani, Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma bana.


Tamam sanırım bir süre kandırdın beni,
Hadi gelsene bakışların ve Mona Lisa gülüşünle,
Ama Rock n'Roll'un bana zamanı geçmiş geliyor,
Git dizelerini başkasına oku çünkü başkası belki,
Bende hep gördüğünü düşündüğün aptal olabilir.

Yani Rock n'Roll'unu çalma bana,
Olması gereken bu değil.
Görmeyecek kadar kör değilim,
Bırak yatsın gitsin bırak kalsın öyle,
Yani, Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma, hayır,
Rock n'Roll'unu çalma bana.

21 Mayıs 2009 Perşembe

Sizi derinden etkileyen şarkının sözlerinin Türkçesini ister misiniz?

Sizi derinden etkileyen İngilizce bir şarkı varsa ve Türkçesini görebilmek istiyorsanız, bu yazıya bir yorum ekleyin.

İlgilendiğiniz şarkının solistini ve adını belirtin. İlk vakit bulduğumda bu blogda yayınlamaya çalışayım.

10 Şubat 2009 Salı

Santana: Just Feel Better

"Just Feel Better"
(feat. Steven Tyler)

She said I feel stranded
And I can't tell anymore
If I'm coming or I'm going
It's not how I planned it
I've got a key to the door
But it just won't open

And I know, I know, I know
Part of me says let it go
That life happens for a reason
I don't, I don't, I don't
Because it never worked before
But this time, this time

I'm gonna try anything to just feel better
Tell me what to do
You know I can't see through the haze around me
And I do anything to just feel better

And I can't find my way
Girl I need a change
And I do anything to just feel better
Any little thing that just feel better

She said I need you to hold me
I'm a little far from the shore
And I'm afraid of sinking
You're the only one who knows me
And who doesn't ignore
That my soul is weeping

I know, I know, I know
Part of me says let it go
Everything must have a season
Round and round it goes
And every day's the one before
But this time, this time

I'm gonna try anything that just feels better
Tell me what to do
You know I can't see through the haze around me
And I do anything to just feel better

I can't find my way
God I need a change
And I'd do anything to just feel better
Any little thing that just feel better

I'm tired of holding on
To all the things I ought to leave behind, yeah
It's really getting old, and
I think I need a little help this time!

Yeah

[Guitar solo]

I'm gonna try anything to just feel better
Tell me what to do
You know I can't see through the haze around me
And I do anything to just feel better

And I can't find my way
God I need a change
And I do anything to just feel better
Any little thing that just feel better

***

Türkçesi benden:

Çakılmış kalmış hissediyorum dedi kız
Ve ben söyleyemiyorum artık
Geliyor muyum gidiyor muyum
Planladığım gibi değil
Kapı için bir anahtarım var
Ama açılmıyor işte

Ve biliyorum, biliyorum, biliyorum
Bir yanım bırak gitsin diyor
Yaşamın bir mantığı olduğunu
Bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum
Daha önce benim için hiç işe yaramadı
Ama bu sefer, bu sefer...

Sadece daha iyi hissetmek için herşeyi deneyeceğim
Söyle ne yapmalı
Biliyorsun bu etrafımdaki sisten hiçbir şey göremiyorum
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım

Yolumu bulamıyorum
Kızım bir değişiklik lazım bana
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım
Daha iyi hissettiren en ufak bir şey

Beni sarmana ihtiyacım var dedi kız
Kıyıdan açıktayım biraz
Ve batmaktan korkuyorum
Beni bilen tek kişi sensin
Ve gözardı etmeyen
Ruhumun ağladığını

Biliyorum, biliyorum, biliyorum
Bir yanım bırak gitsin diyor
Herşeyin bir mevsimi olmalı
Dönüyor dönüyor dönüyor
Ve her gün bir önceki aslında
Ama bu sefer, bu sefer

Sadece daha iyi hissetmek için herşeyi deneyeceğim
Söyle ne yapmalı
Biliyorsun bu etrafımdaki sisten hiçbir şey göremiyorum
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım

Yolumu bulamıyorum
Tanrım bir değişiklik lazım bana
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım
Daha iyi hissettiren en ufak bir şey

Tutunmaktan bıktım
Geride bırakmış olmam gereken onca şeye
Gerçekten eskiyor ve
Sanırım bu sefer biraz yardıma ihtiyacım var

Sadece daha iyi hissetmek için herşeyi deneyeceğim
Söyle ne yapmalı
Biliyorsun bu etrafımdaki sisten hiçbir şey göremiyorum
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım
Yolumu bulamıyorum
Tanrım bir değişiklik lazım bana
Ve daha iyi hissetmek için herşeyi yaparım
Daha iyi hissettiren en ufak bir şey

09 Şubat 2009 Pazartesi

Deep Dish: Say Hello

I'm Checking time never stops,
That moment walked me by
without bothering to say,
lucky time never stops,
That moment walked me by
without bothering to,

Say hello,
(Say hello)
Say hello,
(Say hello)
Say hello,
(Say hello)
Say hello,
(Say hello)
Say..

I'm Checking time never stops,
That moment walked me by
without bothering to say,
lucky time never stops,
That moment knocked me down
without bothering to,

Say hello,
Say hello,
Say hello,
Say hello,
(Say hello)

I'm Checking time never stops,
That moment walked me by
without bothering to say,
lucky time never stops,
That moment knocked me down
without bothering to,

Say hello,
Say hello,
Say hello,
Say hello,

I'm Checking time never stops,
lucky time never stops,

Say hello

***

Türkçesi benden:

Bakıyorum, zaman hiç durmuyor,
O an yürüdü geçti beni
zahmet bile etmeden..
şanslı zaman hiç durmuyor,
O an yürüdü geçti beni
zahmet bile etmeden

merhaba demeye,
(merhaba demeye)
merhaba demeye,
(merhaba demeye)
merhaba demeye,
(merhaba demeye)
merhaba demeye,
(merhaba demeye)
demeye

Bakıyorum, zaman hiç durmuyor,
O an yürüdü geçti beni
zahmet bile etmeden..
şanslı zaman hiç durmuyor,
O an yere serdi beni
zahmet bile etmeden

Merhaba demeye,
Merhaba demeye,
Merhaba demeye,
Merhabe demeye,
(Merhaba demeye)

Bakıyorum, zaman hiç durmuyor,
O an yürüdü geçti beni
zahmet bile etmeden..
şanslı zaman hiç durmuyor,
O an yürüdü geçti beni
zahmet bile etmeden

Merhaba demeye,
Merhabe demeye,
Merhabe demeye,
Merhabe demeye,

Bakıyorum, zaman hiç durmuyor,
şanslı zaman hiç durmuyor,

Merhaba demeye